Doktorlara Reklam Yasağı: Hekimlerin ve Özel Sağlık Kuruluşlarının Tanıtım Faaliyetleri
- 20 saat önce
- 10 dakikada okunur

Av. Emre Senar BOZKURT, LL.M.
İnternet siteleri, sosyal medya platformları ve arama motorları, sağlık hizmetlerine ulaşma biçimimizi köklü şekilde değiştirmiştir. Günümüzde hastalar yalnızca yakın çevrelerinden tavsiye almakla yetinmemekte, sağlık kuruluşlarını ve hekimleri internet üzerinden araştırmakta, uzmanlık alanlarını karşılaştırmakta, yapılan işlemler hakkında bilgi edinmekte ve çoğu zaman randevu kararını dijital mecralarda karşılaştıkları içeriklere göre vermektedir.
Buna karşılık sağlık hizmetleri, sıradan bir ticari faaliyet gibi reklam konusu yapılamaz. Hekimler ve özel sağlık kuruluşları internette görünür olabilir, mesleki faaliyetleri hakkında belirli bilgileri paylaşabilir ve toplumu sağlık konusunda bilgilendirebilir. Ancak kendilerini, sundukları hizmeti veya elde ettikleri sonuçları ön plana çıkaran açık ya da örtülü reklam faaliyetinde bulunamazlar.
Bu nedenle “Doktorlar reklam yapabilir mi?” sorusuna yalnızca “hayır” cevabını vermek artık yeterli değildir. Asıl belirlenmesi gereken, hukuka uygun tanıtım ve bilgilendirmenin nerede sona erdiği ve reklamın nerede başladığıdır. Paylaşımın içeriği kadar hangi mecrada yayımlandığı, ücretli olarak öne çıkarılıp çıkarılmadığı, hangi kitleye gösterildiği, hasta verisi kullanılıp kullanılmadığı ve paylaşımın hastayı belirli bir kişi veya kuruluşa yönlendirip yönlendirmediği de önem taşımaktadır.
Sağlık hizmetlerinde reklam yasağının hukuki temeli
Doktorların ve sağlık kuruluşlarının reklam faaliyetleri tek bir kanun veya yönetmelikle düzenlenmemektedir. Güncel sistem, farklı dönemlerde yürürlüğe girmiş çok sayıda düzenlemenin birlikte uygulanmasına dayanmaktadır.
Reklam yasağının temelinde 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun bulunmaktadır. Kanun, hekimlerin hasta kabul ettikleri yeri, muayene saatlerini ve hukuken tanınan uzmanlıklarını açıklayabilmelerine izin vermekte, bunun dışındaki ilan ve reklam faaliyetlerini ise sınırlandırmaktadır.
Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi de tabiplik ve diş tabipliği mesleklerine ticari görünüm verilemeyeceğini, hekimin kendi reklamını yapamayacağını ve reklam niteliğindeki teşekkür ilanlarını kullanamayacağını düzenlemektedir. Hekimlik Meslek Etiği Kuralları ise yanıltıcı, paniğe düşürücü, haksız rekabete yol açıcı ve ticari nitelikteki iletişim faaliyetlerini meslek etiği bakımından yasaklamaktadır.
2025 yılında yapılan kanun değişikliğiyle birlikte reklam yasağı, özel sağlık kuruluşları bakımından daha açık bir kanuni temele kavuşturulmuştur. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 11. maddesine eklenen hükümle, özel sağlık kuruluşlarının tanıtım ve bilgilendirme sınırını aşan reklam faaliyetlerinde bulunamayacağı doğrudan kanunda belirtilmiş ve ciroya bağlı idari para cezası sistemi oluşturulmuştur.
Güncel sistemin ayrıntıları ise 12 Kasım 2025 tarihli Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik’te düzenlenmektedir. Bu Yönetmelik, 29 Temmuz 2023 tarihli önceki düzenlemeyi yürürlükten kaldırmış ve sosyal medya paylaşımlarından hasta görsellerine, sponsorlu reklamlardan sağlık turizmine kadar pek çok konuyu yeniden ele almıştır. Yönetmelikte reklam, sağlık hizmetleri veya tıp meslekleriyle bağlantılı bir ürünün, hizmetin, kişinin, kurumun ya da kuruluşun tanıtım ve bilgilendirme sınırını aşacak şekilde ön plana çıkarılması olarak tanımlanmaktadır.
Reklam ile bilgilendirme arasındaki sınır
Hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının tamamen görünmez olması veya internette hiçbir paylaşım yapmaması gerekmemektedir. Hukuka uygun, bilimsel ve ölçülü bilgilendirme mümkündür. Ancak yapılan paylaşımın amacı hastayı yönlendirmek, talep oluşturmak veya belirli bir hekimi diğerlerinden üstün göstermek olmamalıdır.
Sağlık kuruluşları adreslerini, iletişim bilgilerini, çalışma gün ve saatlerini, ruhsatlarında bulunan uzmanlık dallarını ve bünyelerinde çalışan sağlık meslek mensuplarının mesleki ve akademik unvanlarını açıklayabilir. Ayrıca faaliyet gösterdikleri sağlık alanına ilişkin koruyucu ve geliştirici bilgiler paylaşabilirler.
Hekimler de yasal ana dal ve yan dal uzmanlıklarını, akademik unvanlarını, hasta kabul ettikleri yer ve zamanları, bilimsel yayınlarını, eğitimlerini, akademik ödüllerini ve Bakanlıkça tescil edilmiş sertifikalarını belirli koşullarla açıklayabilir. Buradaki temel şart, verilen bilgilerin gerçek, güncel ve resmî kayıtlarla uyumlu olmasıdır.
Bilgilendirmenin reklam niteliğine dönüşmemesi için kullanılan dil son derece önemlidir. “En iyi”, “en başarılı”, “bir numara”, “kesin çözüm”, “garantili tedavi”, “ağrısız işlem” veya “tek seansta sonuç” gibi ifadeler kullanılmamalıdır. Başarı oranları bağlamından koparılarak sunulmamalı, bilimsel araştırmalar hastayı yanıltacak şekilde yorumlanmamalı ve sonuçların her hastada aynı olacağı izlenimi yaratılmamalıdır.
Bilimsel ve klinik olarak kanıtlanmamış, yerleşik tıbbi yöntem hâline gelmemiş veya Bakanlık tarafından tıbbi işlem olarak kabul edilmemiş uygulamaların hastalıkları tedavi ettiği ya da tedaviye yardımcı olduğu ileri sürülemez. Cihaz, ilaç, ürün, marka veya kullanılan teknoloji üzerinden üstünlük algısı oluşturulması da reklam yasağı kapsamında değerlendirilebilir.
Yurt içine yönelik tanıtımlarda muayene veya işlem ücretlerinin açıklanması, indirim, paket, kampanya ve promosyon duyurusu yapılması yasaktır. Sağlık hizmetleri çekiliş, hediye veya benzeri özendirme faaliyetlerine konu edilemez. Hastanın bilgisi ve rızası olmadan telefon, kısa mesaj, elektronik posta veya sosyal medya mesajı gönderilmesi de hukuki sorumluluk doğurabilir.
Sosyal medya ve arama motorlarında tanıtım
Instagram, YouTube, TikTok, Facebook, LinkedIn, X, Google ve internet sitelerinde yapılan paylaşımlar bakımından temel reklam kuralları aynıdır. Bir hesabın “kişisel hesap” olarak adlandırılması, hesabın fiilen mesleki tanıtım amacıyla kullanıldığı durumlarda sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Hekimin adı, unvanı, hasta kabul yeri, randevu bilgisi ve tedavi içerikleri aynı hesapta sistematik şekilde yer alıyorsa bu hesap mesleki iletişim kapsamında değerlendirilebilir. Bu nedenle hekimin kişisel hesabından yaptığı paylaşım ile sağlık kuruluşunun kurumsal hesabından yapılan paylaşım arasında içerik bakımından mutlak bir ayrım bulunmamaktadır.
Uzmanlık alanı içerisinde kalan, toplumu bilinçlendirme amacı taşıyan, dengeli ve bilimsel sağlık içerikleri organik olarak paylaşılabilir. Örneğin bir ortopedi uzmanının “Bel ağrısında hangi belirtiler acil değerlendirme gerektirir?” başlıklı genel bir bilgilendirme videosu hazırlaması mümkündür. Buna karşılık aynı videonun “Bu yöntemle bel fıtığını kesin olarak ameliyatsız çözüyoruz, hemen randevu alın” mesajıyla sunulması, bilgilendirmeyi reklam niteliğine dönüştürebilir.
Takipçi sayısının yüksek olması veya içeriğin çok izlenmesi tek başına reklam yapıldığı anlamına gelmez. Bununla birlikte sürekli başarı vurgusu yapılması, yalnızca olağanüstü sonuçların gösterilmesi, hastalarda korku veya aciliyet duygusu oluşturulması, sınırlı kontenjan mesajları verilmesi ve randevu çağrılarının öne çıkarılması reklam değerlendirmesinde dikkate alınır.
Yurt içine yönelik ücretli ve sponsorlu reklamlar bakımından kural daha açıktır. Hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının sosyal medya gönderilerini ücret karşılığında öne çıkarması, Google Ads reklamı vermesi, Meta reklamları kullanması, ücretli influencer paylaşımı yaptırması veya ücret ödeyerek liste başında yer alması genel olarak yasaktır.
Google Haritalar’da ücretsiz muayenehane kaydı oluşturmak veya sosyal medya platformlarında ücretsiz işletme profili kullanmak mümkündür. Ancak bu profiller ücretli şekilde öne çıkarılamaz ve kullanılan unvanlar ile kategoriler ruhsat veya uzmanlık alanını aşamaz.
Yeni açılan sağlık tesisleri için açılış tarihini izleyen ilk bir ay içerisinde dar kapsamlı bir sponsorlu tanıtım imkânı bulunmaktadır. Bununla birlikte bu istisna yalnızca nesnel ve Yönetmeliğe uygun içeriklerle sınırlıdır. Görsel içeriklerin yurt içinde sponsorlu yayımlanması yasak olduğu için açılış istisnasının hasta görseli, öncesi ve sonrası fotoğrafı veya benzeri görseller üzerinden kullanılması mümkün değildir.
Sağlık kuruluşunun bir reklam ajansından hizmet alması veya paylaşımın influencer, hasta ya da üçüncü bir hesap üzerinden yapılması sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Yönetmelik, kurala aykırı içeriği hazırlayan kadar paylaşan kişiyi de sorumlu tutmaktadır. Hekimin hastane hesabındaki hukuka aykırı gönderiyi kendi hesabında yeniden paylaşması da ayrıca değerlendirmeye konu olabilir.
Hasta yorumları ve teşekkür paylaşımları
Hasta memnuniyetinin reklam aracı olarak kullanılması yasaktır. Hastadan gelen teşekkür mesajının ekran görüntüsünün yayımlanması, olumlu Google yorumunun sosyal medya hikâyesinde paylaşılması, hastanın “çok memnun kaldım” şeklindeki videosunun yayımlanması veya “mutlu hastamız” başlığıyla başarı hikâyesi oluşturulması hukuken sakıncalıdır.
Yorumun gerçek olması veya hastanın paylaşım için izin vermesi sonucu değiştirmez. Çünkü burada yasaklanan yalnızca kişisel verinin izinsiz kullanılması değildir. Gerçek bir hasta memnuniyetinin talep oluşturmak ve sağlık hizmetini öne çıkarmak amacıyla kullanılması da reklam yasağı kapsamındadır.
Hastanın bağımsız bir platformda kendi iradesiyle yorum yazması ise farklı bir konudur. Mevzuat, hastanın kişisel deneyimini açıklamasını doğrudan yasaklamamaktadır. Ancak hekimin veya sağlık kuruluşunun bu yorumu alıp kendi tanıtım faaliyetinin parçası hâline getirmesi mümkün değildir.
Bağımsız platformlarda yazılan yorumlara cevap verilirken de hasta mahremiyetine dikkat edilmelidir. Hasta kendi sağlık durumunu kamuya açıklamış olsa bile hekimin tedavi ilişkisini doğrulaması, tanı veya işlem ayrıntısı vermesi doğru değildir. Genel, tarafsız ve sağlık hizmeti alındığını teyit etmeyen bir yanıtla yetinilmesi daha güvenli olacaktır.
Hasta fotoğrafları ve öncesi ile sonrası görselleri
Yeni düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biri, öncesi ve sonrası görsellerini mutlak biçimde yasaklamaması, ancak çok sıkı koşullara bağlamasıdır. Bu nedenle “öncesi ve sonrası fotoğrafları artık serbest” şeklindeki bir değerlendirme doğru değildir.
Hasta görseli kullanılacaksa öncelikle Yönetmeliğin ekinde bulunan Görsel İçerik Kaydetme ve İşleme Onam Formu yazılı veya elektronik olarak alınmalıdır. Hasta, paylaşılacak içeriği yayımdan önce görebilmeli ve rızasını her zaman, herhangi bir şart ileri sürmeksizin geri alabilmelidir. Rıza vermemesi tedavinin niteliğine, ücretine veya hizmet kalitesine olumsuz şekilde yansıtılamaz. Rıza karşılığında indirim, para, hediye veya başka bir menfaat sağlanamaz.
Öncesi ve sonrası fotoğrafları aynı ortamda ve aynı teknik şartlarda çekilmelidir. Açı, ışık, kamera, uzaklık ve pozisyon farklılıkları sonucu olduğundan daha iyi gösterme amacı taşımamalıdır. Yapılan işlemin tarihi ile önceki ve sonraki görsellerin çekim tarihleri açıkça belirtilmelidir.
Görsellerde filtre, rötuş, yapay zekâ düzeltmesi, cilt pürüzsüzleştirme, inceltme, ışık manipülasyonu veya sonucu belirginleştiren başka bir teknolojik değişiklik yapılamaz. Kimliği sonradan gizlemek amacıyla yapılan teknik müdahaleler dahi görselin gerçekliğini değiştirebileceği için dikkatle ele alınmalıdır.
Yurt içinde kullanılan görsel içerikler sponsorlu veya ücretli olarak yayımlanamaz. Ayrıca yorum, beğeni ve yeniden paylaşım gibi kullanıcı etkileşimlerinin kapatılması gerekir. Paylaşımda şu risk uyarısının kolay okunabilir ve görünür biçimde yer alması zorunludur:
“Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.”
Bütün teknik şartlar yerine getirilmiş olsa bile görselin sunuluş biçimi ayrıca önemlidir. Fotoğraf hekimin başarısını abartılı biçimde öne çıkarıyor, sonucu garanti ediyor, seçilmiş uç örneklerle hastayı yanıltıyor veya kişiyi belirli bir sağlık kuruluşuna yönlendiriyorsa temel reklam yasağı yine uygulanacaktır.
Ameliyat, girişim veya tıbbi müdahale sırasında çekilen hasta görüntülerinin paylaşılması ise yasaktır. Hastanın açık rıza vermesi, yüzünün görünmemesi veya paylaşımın “eğitim amaçlı” olarak etiketlenmesi bu yasağı ortadan kaldırmaz. Türk Tabipleri Birliği Kılavuzu, müdahale başlamamış olsa bile ameliyathanede bulunan hastanın görüntüsünün paylaşılmaması yönünde daha sıkı bir etik yaklaşım benimsemektedir.
Hasta rızası ve kişisel verilerin korunması
Hasta rızası, sağlık iletişiminde en fazla yanlış anlaşılan konulardan biridir. “Hastadan muvafakatname aldım, artık her türlü paylaşımı yapabilirim” düşüncesi hukuken doğru değildir.
Bir hasta görselinin yayımlanabilmesi için iki ayrı hukuki değerlendirme yapılmalıdır. İlk olarak fotoğrafın, videonun veya sağlık verisinin işlenmesi ve yayımlanması kişisel verilerin korunması hukukuna uygun olmalıdır. İkinci olarak paylaşımın içeriği sağlıkta tanıtım ve reklam kurallarına uygun olmalıdır.
Açık rıza, belirli koşullarda kişisel verinin işlenmesini hukuka uygun hâle getirebilir. Ancak reklam yasağını ortadan kaldırmaz. Hasta rıza gösterse dahi ameliyat sırasındaki görüntüsü paylaşılamaz, öncesi ve sonrası görseli sponsorlu yayımlanamaz, teşekkür mesajı reklam amacıyla kullanılamaz ve kesin sonuç vaadinde bulunulamaz.
Tedavi amacıyla elde edilen fotoğraf ve sağlık verileri, sonradan kendiliğinden tanıtım amacıyla kullanılamaz. Tanıtım, tedavinin yürütülmesinden farklı ve ikincil bir veri işleme amacıdır. Bu nedenle aydınlatma yükümlülüğü, açık rıza, veri güvenliği, saklama süresi ve paylaşım yapılacak mecralar ayrıca değerlendirilmelidir.
Instagram, YouTube veya başka bir küresel platforma hasta görseli yüklenmesi, verinin üçüncü kişilere ve yurt dışına aktarılması sonucunu doğurabilir. Hastadan alınan görsel kullanım onamı, KVKK’nın yurt dışı aktarım şartlarını kendiliğinden karşılamaz. Kullanılan platformun veri işleme şartları, uygun güvence mekanizmaları ve veri sorumlusunun yükümlülükleri ayrıca incelenmelidir.
Ajans, sosyal medya yöneticisi, fotoğrafçı veya bulut hizmeti kullanılıyorsa kimlerin verilere erişebileceği, verilerin ne kadar süreyle saklanacağı ve rızanın geri alınması hâlinde nasıl silineceği yazılı olarak düzenlenmelidir. Hastanın paylaşım iznini geri çekmesi durumunda yalnızca ana gönderinin kaldırılması yeterli olmayabilir. Hikâye arşivleri, ajans dosyaları, internet önbellekleri ve yeniden paylaşımlar bakımından da makul giderim adımlarının atılması gerekir.
Uzmanlık unvanları ve sertifikaların kullanılması
Hekimler yalnızca mevzuatta tanınan ana dal ve yan dal uzmanlık unvanlarını kullanabilir. Kurs, sertifika, dernek üyeliği veya yurt dışındaki bir eğitim programı, hukuken tanınmayan yeni bir uzmanlık alanı oluşturmaz.
“Estetik uzmanı”, “fonksiyonel tıp uzmanı”, “saç ekimi uzmanı”, “medikal estetik uzmanı” veya benzeri ifadeler, hekimin yasal uzmanlığıyla ve Bakanlık kayıtlarıyla örtüşmüyorsa yanıltıcı kabul edilebilir.
Bakanlıkça tescil edilmiş sertifikalar, belgenin gerçek adıyla ve hekimin diplomasında bulunan uzmanlık alanı içerisinde kalmak şartıyla açıklanabilir. Sertifikanın “uzmanlık” gibi sunulması, esas uzmanlık unvanından daha büyük yazılması veya “uzman” kelimesiyle birleştirilmesi hastalarda hukuken tanınmış ayrı bir uzmanlık bulunduğu izlenimi yaratabilir.
Akademik unvanlar da uzmanlık unvanının yerine geçmez. Profesör veya doçent unvanının hangi bilim ve uzmanlık alanına ait olduğu açıkça belirtilmelidir. Sağlık kuruluşunun ruhsatında bulunmayan bir uzmanlık dalında hizmet sunduğu izlenimi oluşturulamaz. Hekimin bireysel uzmanlığı, sağlık kuruluşunun ruhsat sınırlarını kendiliğinden genişletmez.
Uluslararası sağlık turizmi reklamları
Sağlık turizmi, Türkiye’ye yönelik reklam yasağını aşmak için kullanılabilecek genel bir istisna değildir. İçeriğin İngilizce hazırlanması, yabancı para birimi kullanılması veya hesaba “international” ibaresi eklenmesi tek başına sağlık turizmi reklamı yapma hakkı sağlamaz.
Sağlık turizmi faaliyetinde bulunacak sağlık tesisinin Bakanlık, aracı kuruluşun ise yetkili kurum tarafından düzenlenmiş sağlık turizmi yetki belgesine sahip olması gerekir. Sağlık turizmi iletişimi, yurt dışına yönelik ayrı bir internet sitesi veya sosyal medya hesabı üzerinden yürütülmelidir. Bu hesapta sağlık turizmi kapsamında hizmet sunulduğu açıkça belirtilmeli ve yetki belgesi yayımlanmalıdır.
Türkiye’de yaşayan kişiler hedef kitle olarak seçilmemeli, Türkiye reklam kapsamı dışında bırakılmalı ve platformların otomatik hedef kitle genişletme özellikleri kapatılmalıdır. Sponsorlu içerikler Türkçe dışında, hedeflenen ülkenin resmî dilinde hazırlanmalıdır. Yabancı dil kullanılması, reklamın fiilen Türkiye’deki kişilere gösterilmesini hukuka uygun hâle getirmez.
Yetki belgeli sağlık tesisi, özel şartları yerine getirmek kaydıyla yabancı hedefli hesabında sponsorlu içerik, hasta hikâyesi ve belirli görseller kullanabilir. Ancak açık rıza, mahremiyet, görsel manipülasyon yasağı, ameliyat sırasındaki hasta görüntüsü yasağı ve etkileşimlerin kapatılması gibi kurallar uygulanmaya devam eder. Sağlık turizmine yönelik bütün mecralarda HealthTürkiye logosunun kullanılması da gerekir.
Aracı kuruluş ise kendisini hastane veya sağlık hizmeti sunucusu gibi tanıtamaz. Yalnızca danışmanlık, organizasyon, konaklama, ulaşım ve transfer gibi aracılık hizmetlerini açıklayabilir. Sağlık hizmetinin anlaşmalı sağlık tesisi tarafından verildiğini ve kendisinin sağlık tesisi olmadığını açıkça belirtmelidir.
Reklam yasağına aykırılığın yaptırımları
Reklam yasağının ihlali yalnızca gönderinin kaldırılmasıyla sonuçlanmaz. Fiilin kim tarafından gerçekleştirildiğine, hangi hesapta yayımlandığına, kullanılan veriye ve ihlalin niteliğine göre Sağlık Bakanlığı, Reklam Kurulu, Kişisel Verileri Koruma Kurulu, meslek kuruluşları ve adli makamlar ayrı ayrı devreye girebilir.
Özel sağlık tesisleri bakımından 3359 sayılı Kanun’un ek 11. maddesi ile 2025 Yönetmeliğinin yaptırım sistemi uygulanır. Yönetmelikte yer alan 100.000 TL’lik alt sınır, yeniden değerleme sonucunda 2026 yılı için 125.490 TL’ye yükselmiştir.
Temel tanıtım ilkelerine ve mahremiyet kurallarına aykırılıkta, 125.490 TL’den az olmamak üzere sağlık kuruluşunun bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri esas alınabilir. Görsel içerik kuralları ile sağlık turizmi hükümlerine aykırılıkta ise aynı alt sınırdan az olmamak üzere önceki ay brüt hizmet gelirinin yüzde ikisi uygulanabilir.
İhlalin tekrarlanması durumunda para cezası artırılabilir. Sonraki tekrarlar poliklinik faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına, sağlık turizmi yetki belgesinin iptal edilmesine veya başka idari sonuçlara yol açabilir. Kişisel veri ihlali bulunması hâlinde KVKK kapsamında ayrıca idari para cezası uygulanması, veri güvenliği tedbirlerinin alınması ve fiilin niteliğine göre ceza soruşturması başlatılması mümkündür.
Yaptırıma karşı başvurulacak yargı yolu da işlemin türüne göre değişmektedir. 1219 ve 3359 sayılı kanunlara dayanan salt idari para cezalarında, tebliğden itibaren on beş gün içerisinde sulh ceza hâkimliğine başvurulması genel kuraldır. Faaliyet durdurma veya yetki belgesi iptali gibi başka bir idari işlem de bulunuyorsa görevli yargı ayrıca değerlendirilmelidir.
Reklam Kurulu tarafından verilen yaptırımlara karşı tebliğden itibaren otuz gün içerisinde idare mahkemesinde dava açılır. Kişisel Verileri Koruma Kurulunun idari para cezaları da idari yargı denetimine tabidir. Bu nedenle her yaptırım kararında dayanak kanun, kararın niteliği, görevli mahkeme ve başvuru süresi ayrı ayrı incelenmelidir.
Sonuç
Doktorlara reklam yasağı 2026 yılında da yürürlüktedir. Ancak güncel sistem, hekimlerin hiçbir şekilde internette yer alamayacağı anlamına gelmemektedir. Hekimler ve sağlık kuruluşları doğru unvanlarını, iletişim bilgilerini ve çalışma zamanlarını açıklayabilir, faaliyet alanlarıyla ilgili bilimsel ve koruyucu sağlık bilgileri paylaşabilirler.
Bununla birlikte fiyat ve kampanya duyurusu yapılması, kesin sonuç vaat edilmesi, hasta teşekkürlerinin reklam aracı olarak kullanılması, yurt içine yönelik sponsorlu reklam verilmesi ve ameliyat sırasındaki hasta görüntülerinin paylaşılması yasaktır. Öncesi ve sonrası görselleri ise ancak rıza, mahremiyet, teknik eşitlik, tarih, uyarı, etkileşimlerin kapatılması ve sponsor yasağı gibi şartların tamamının sağlanması hâlinde kullanılabilir.
Hekimler ve sağlık kuruluşları için en güvenli yöntem görünmez olmak değil, dijital iletişim süreçlerini önceden tasarlanmış bir hukuki uyum sistemi içerisinde yürütmektir. İçeriğin yayımlanmadan önce incelenmesi, kullanılan görsellerin ve rızaların kayıt altında tutulması, hedefleme bilgilerinin saklanması, ajansların yazılı olarak talimatlandırılması ve eski paylaşımların belirli aralıklarla denetlenmesi önemli ölçüde hukuki koruma sağlayacaktır.
Kısacası bilgi verilebilir, ancak hasta tercihi reklam yoluyla satın alınamaz. Tedavi sonucu, yalnızca bütün reklam ve görsel kuralları sağlandığında gösterilebilir, fakat garanti edilemez. Hastadan rıza alınabilir, ancak rıza reklam yasağını ortadan kaldırmaz. Yabancı dilde içerik hazırlanabilir, fakat sağlık turizmi koşulları sağlanmadan Türkiye’ye reklam yapılamaz.
Av. Emre Senar BOZKURT, LL.M.
Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için info@lexaria.com.tr adresinden tarafımızla iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut bir uyuşmazlık bakımından hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. İncelemenin yayımlanma tarihi 29 Ağustos 2026’dır. Mevzuat ve idari uygulamadaki sonraki değişikliklerin ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
İşbu makalenin tüm hakları saklı olup makalenin yazarı Emre Senar BOZKURT’a aittir. Makalenin tamamı veya bir bölümü, kaynak gösterilmeksizin veya yazarın yazılı izni alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz veya dağıtılamaz.



Yorumlar